Yazarların Ekşi Sözlük’te Yazma Amacı

(Upuzun aralar veriyorum, kusuruma bakmayın)

Üç not defterine, iki de deftere sahibim. Bir de telefonuma not ediyorum önemli şeyleri. Bunlara rağmen de unutuyorum her şeyi. Madalyayı soluma mı yoksa sağıma mı takacaksınız ? Solum zaten delik deşik, bir de siz vermeyin acılara ödül…

Evet, üzülüyorum. Böyle gerçekçi üzüntüler işte, bilir misiniz ?? Üzülüyorum deyip de içi cıvıl cıvıl olanlardan değil, dışı cıvıl cıvıl gözüküp de içi hep sönmüş olanlardanım vesselam. Ne sevgim yalan oldu ne de dilim. Sahteyi de gerçeği de ayırt ettim bir bir. Planlar yaptım, çoğunlukla bozdu zaman. Kendisinden paye edinmek istediğim dakikaların iznini alamadım takvim yapraklarından. Günü geldi, koptu o sayfalar da. Nereye atıyorsun bu sayfaları diye sorsalar hafızaya diyemem fakat dakikası dakikasına kaydediyorum, alfabenin nimetleriyle.

Tesadüfler… Bir gece yarısı,ev sessizken başlıyor çoğunlukla. Sene 2013, ben televizyon izliyorum. Karşımda laptop ve hayatımın dönüm noktalarından birine dakikalar kaldığını bilmeyen ben… Programda söylenen cümle ilgimi çekiyor, yazıyorum Google’a. Mevcut yerlere kaydoluyorum, hiçbiri hakkında bilgim yok. Birkaç gün ilgilendim sayfalarla sonra bir de baktım ki talih kuşu havada ! Yaş on beşti,  reşitlerin arasına karışmıştım ben. Bayağı güzeldi ortam, hayatım değişti orada. Türkçem iyiyse bu yüzden… Aşklarım derinse bu yüzden… Biliyorsam, konuşuyorsam bu yüzden… Öğretiyorsam bu yüzden… Mücadele ediyorsam bu yüzden…

Ben içimden geleni dışarıya vurma gereksinimi duydum. Hanginiz ilgilendi bilmiyorum ama eksik olmadınız, sağ olun. Bazılarınız da yapay üzüntüleriyle doğal laflar etmeye çalıştı bana. Onların bu halleri beni daha da çok kahretti. Kızmadım sandınız belki, ben hıncımı aldım tuşlardan. O tuşların hakkı çoktur bende, benim de onlarda. Paha biçemiyorum onlarla yaptıklarıma. Her şeyin, cüzdana giren rakamlı kağıttan ibaret olduğu dünyada.

Doğum günümde pasta kestirmek dahi istemeyen, 8 Mart’ta pasta kesmeyi ihmal etmeyen biriyim. Herkesin doğduğu bir gün var, sıradan bu. Devlet kurup tarih yazmadıysan, dünyaya katkın olmadıysa, bir yetimin başını okşamadıysan, bir gülüşün sebebi olamadıysan sıradansın sıradan. Not defterimdeki tarihlerin bir kısmında “milat” yazıyor. Bu milatlar beni ben etti ve ne ben satılığım ne de beni ben edenler. Ben bunları “Hep kaçıp yeni bir adım atarken, dibine kadar çileye batıp çıkarken, içine atıp atıp yoluna basıp giderken” yazdım. “Kim bilir durmadan nasıl susarsın”a karşılık olarak yazdım. “Allah’ım, aşk ile acı ile büyüyorum” demek için yazdım. Kalbim konuşsun diye yazdım. Ben yazdım.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s